Türkiye'de eğitim sisteminin yapısal sorunlarıyla ilgili araştırmalar yapan ve YÖK'ün kararını destekleyen Karabük Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Yardımcı Doçent Dr. Bekir Gür ise, Danıştay kararıyla ilgili olarak “Beklenen bir karar değildi, YÖK zaten mahkemenin istediği değişiklikleri yapmıştı. Katsayının olduğu bir sistemde dünyayla ekonomik olarak rekabet etmemiz mümkün değil.” dedi.
-"KATSAYININ OLDUĞU BİR SİSTEMDE DÜNYAYLA REKABET ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL"-
Gür, ANKA'ya yaptığı açıklamada, “Beklenen bir karar değildi, YÖK zaten mahkemenin istediği değişiklikleri yapmıştı. Katsayının olduğu bir sistemde dünyayla ekonomik olarak rekabet etmemiz mümkün değil.” dedi.
Gür Danıştay kararına ilişkin olarak, “Danıştay’ın puan hesaplamaya ilişkin bazı maddeleri iptal etmesi kafa karıştırıcıdır. Çünkü, 0,3-0,8 uygulamasına dönüş olamaz. YÖK bu konuda bir karar alacak, bekliyoruz” diye konuştu.
Gür, YÖK’ün kararının sembolik olmayan bir değişik olduğuna vurgu yaparak, “Bu karar beklenmedik bir karardı, çünkü mahkemenin istediği değişikliklerin yapıldığını düşünüyorum. Üzüntü vericidir. Dünyada eğitim sistemleri esneklik üzerine kuruluyor. Oysa Danıştay kararı esnek olmayan, katı bir eğitim sistemini öngörüyor” dedi.
Gür, Danıştay’ın geçişlerin olmadığı, 14 yaşında yapılan tercihlerin yaşanmak zorunda olduğu bir sistem öngördüğünü belirterek, şunları söyledi:
“Danıştay yeni bir eğitim sistemi ihdas ediyor. Çünkü bizim eğitim sistemimiz özellikle katsayıdan önceki yıllara baktığımızda tek bir yapı üzerine kurulu yani bütün öğrenciler sınavda aldığı puan üzerinden üniversiteye gider. Burada öğrencinin hangi liseden geldiği önemli değildir ama katsayı kararıyla birlikte artık ikili bir eğitim sistemine geçiyoruz. Bir tarafta düz liselerin gidebileceği diğer tarafta meslek liselerin gidebileceği okullar. Bu ise dünyadaki uygulamanın tam tersidir. Dünyadaki eğilim ikili eğitim sistemlerinin tekli yapıya kavuşturulması yönünde. Oysa Danıştay tek yapıyı ikili yapıya dönüştürmek istiyor. İkili yapının mantığı dünyadaki gelişmelerin gerisinde kaldığımızı gösteriyor. Katsayının olduğu bir sistemde dünyayla ekonomik olarak rekabet etmemiz mümkün değil. Çünkü bu yapı insanları 14 yaşındaki tercihlerine mahkum kılıyor ve bireysel tercihleri dışladığı için demokratik bir uygulama değildir.”